Arabuluculuk Sürecinde Tarafsızlık İhlali ve Hukuki Sonuçları

yazar:

kategori:

Arabulucunun Taraflardan Birinin Avukatı Olması ve Düzenlenen Tutanakların Geçersizliği

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu uyarınca arabuluculuk, sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren; onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, “tarafsız ve bağımsız” bir üçüncü kişinin katılımıyla yürütülen ihtiyarî bir çözüm yöntemidir. Ancak uygulamada bazen arabulucunun, taraflardan birinin “fiilen veya geçmişte” avukatlığını yapmış olması haliyle karşılaşılmaktadır. Bu durum, arabuluculuk kurumunun varlık sebebine aykırıdır.

Tarafsızlık İlkesinin İhlali ve Etik Kurallar

Arabulucu, görevini yaparken tarafsız olmakla yükümlüdür. Kanun’un 9. maddesi açıkça belirtir ki: “Arabulucu, tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektirecek önemli hâl ve şartların varlığı hâlinde, bu hususta tarafları bilgilendirmekle yükümlüdür.” Bir avukatın, aynı zamanda müvekkili olan bir kişi ile karşı taraf arasındaki uyuşmazlıkta arabulucu koltuğuna oturması, dürüstlük kuralına ve meslek etiğine aykırıdır.

“Arabulucunun, taraflardan birine hukuki danışmanlık yapmış olması veya mevcut bir vekalet ilişkisinin bulunması, ‘görünürde tarafsızlık’ ilkesini yerle bir eder. Bu durumdaki bir arabulucunun imzalattığı tutanak, taraflar arasındaki irade uyuşmasını değil, bir tarafın diğeri üzerindeki baskısını veya bilgi üstünlüğünü temsil eder.”

Tutanakların İptali ve İrade Fesadı

Arabuluculuk süreci sonunda düzenlenen “Anlaşma Belgesi” veya “Son Tutanak”, taraflar imzaladığı andan itibaren ilam (mahkeme kararı) niteliğinde belge hükmü kazanabilir. Ancak arabulucunun taraflardan birinin avukatı olması durumunda; karşı tarafın yanıltılması, süreç hakkında doğru bilgilendirilmemesi veya arabulucunun taraf tutması söz konusudur. Bu hallerde;

  1. İrade Fesadı (Hata, Hile, Korkutma): Karşı taraf, arabulucunun aslında diğer tarafın avukatı olduğunu bilmeden imza atmışsa, bu durum “hile” kapsamında değerlendirilebilir.
  2. Kamu Düzenine Aykırılık: Arabuluculuk siciline kayıtlı bir kimsenin, tarafsızlık ilkesini bu denli ağır şekilde ihlal etmesi, sürecin hukuki niteliğini sakatlar.

Vakıa Örneği: Avukat-Arabulucu Kıskacında İşçi Alacağı

Olay: İşçi (S), haksız şekilde işten çıkarıldıktan sonra kıdem ve ihbar tazminatı için arabuluculuk sürecine davet edilmiştir. İşveren (Şirket A), görüşmeye kendi şirket avukatını değil, “dışarıdan bir arabulucu” olarak tanıttığı Avukat (Y)’yi dahil etmiştir. (S), Avukat (Y)’nin aslında şirketin daimi vekili olduğunu bilmeden, onun yönlendirmeleriyle haklarının çok altında bir rakama imza atmıştır. Anlaşma tutanağı imzalandıktan sonra (S), tesadüfen Avukat (Y)’nin şirketin derdest olan diğer davalarında da vekil olduğunu öğrenmiştir.

Hukuki Değerlendirme: Burada çok net bir “tarafsızlık ihlali” mevcuttur. (S), “Arabuluculuk Anlaşma Tutanağının İptali” talebiyle dava açmalıdır. Mahkeme, arabulucunun taraflardan biriyle olan vekalet ilişkisini tespit ettiğinde, tutanağın irade fesadı altında imzalandığına ve arabuluculuk kanununun emredici hükümlerine aykırı olduğuna hükmederek tutanağı iptal edecektir. Bu durumda (S), asıl alacakları için dava açma hakkını yeniden kazanacaktır.


Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Eski avukatım, karşı tarafla olan uyuşmazlığımda arabulucum olabilir mi? Hayır. Aranızdaki geçmişteki ilişki bile tarafsızlığa gölge düşürür. Tarafların açık ve yazılı onayı olsa dahi bu durum etik açıdan risklidir.

2. Arabulucunun taraflardan birinin avukatı olduğunu tutanağı imzaladıktan sonra öğrendim, ne yapabilirim? “İrade fesadı” (hile) ve “kanunun emredici hükümlerine aykırılık” nedeniyle Asliye Hukuk veya İş Mahkemesi’nde iptal davası açabilirsiniz.

3. İptal davası açmak için bir süre sınırı var mı? Hile veya hatayı öğrendiğiniz tarihten itibaren 1 yıl ve her halükarda tutanak tarihinden itibaren 10 yıl içinde dava açılmalıdır (TBK m. 39).

4. Arabulucunun bu davranışı suç mudur? Doğrudan bir ceza kanunu maddesi olmasa da, görevi kötüye kullanma veya etik kurallara aykırılık nedeniyle Arabuluculuk Daire Başkanlığına şikayet edilebilir ve sicilden silinmesi talep edilebilir.

5. Arabulucu, tarafsız olmadığını başta söylerse ve ben kabul edersem tutanak geçerli olur mu? Tarafların “bilgilendirilmiş onayı” varsa tutanak şeklen geçerli olabilir; ancak ileride uyuşmazlık çıkması durumunda bu durum “hakkaniyete aykırılık” olarak ileri sürülebilir.

6. Arabuluculuk tutanağı mahkeme kararı (ilam) sayılmaz mı? İptali mümkün müdür? Evet, mahkeme şerhi alınsa dahi, imza aşamasında bir sakatlık (hile, baskı vb.) varsa iptal davasına konu edilebilir.

7. Aynı hukuk bürosunda çalışan iki avukattan birinin arabulucu, diğerinin taraf vekili olması yasal mıdır? Hayır. Bu durum “çıkar çatışması” yaratır ve arabuluculuk etiğine tamamen aykırıdır.

8. Tutanak iptal edilirse haklarım kaybolur mu? Hayır. Tutanak iptal edildiğinde uyuşmazlık hiç çözülmemiş sayılır ve zamanaşımı süreleri durduğu yerden işlemeye devam eder; davanızı açabilirsiniz.

9. Arabulucuya ödenen ücreti geri alabilir miyim? Görevinin gerektirdiği tarafsızlığı kasten ihlal eden arabulucudan, ödenen ücretin iadesi ve varsa oluşan zararın tazmini talep edilebilir.

10. Arabulucunun tarafsızlığından şüphe edersem görüşmeyi terk edebilir miyim? Evet. Arabuluculuk gönüllü bir süreçtir. Şüphe duyduğunuz anda süreci sonlandırıp masadan kalkma hakkınız her zaman vardır.

Makalemizi Oylar mısınız?

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Call Now