Arabuluculuk Anlaşmasına Uymayan İşverene Karşı Alınacak Hukuki Önlemler ve İcra Takibi
İşçi ile işveren arasında çıkan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti veya yıllık izin alacağı gibi uyuşmazlıklarda 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca dava şartı arabuluculuk (mahkemeye başvurmadan önce kanunen yapılması zorunlu olan görüşme süreci) uygulanmaktadır. Bu süreçte taraflar tarafsız bir arabulucu huzurunda bir araya gelerek belirli bir meblağ ve ödeme takvimi üzerinde uzlaşabilirler. Ancak uygulamada en sık karşılaşılan sorunlardan biri, işverenin arabuluculuk masasında imzaladığı anlaşma tutanağı ile üstlendiği borcu vadesi geldiğinde ödememesidir.
İşçiler böyle bir durumla karşılaştıklarında sürecin başa döndüğünü veya haklarını tamamen kaybettiklerini düşünebilirler. Fakat 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, arabuluculuk anlaşma tutanağına son derece güçlü bir hukuki nitelik kazandırmıştır. İşveren kararlaştırılan ödemeyi zamanında yapmadığı takdirde işçinin yeniden dava açmasına gerek kalmadan doğrudan başvurabileceği çok etkili hukuki mekanizmalar mevcuttur.

İşverenin ödeme yapmaması durumunda izlenecek yol, arabuluculuk tutanağının hukuki gücüne dayanır. İmzalanan tutanak bir sözleşme niteliğinde olup, belirli şartların yerine getirilmesiyle mahkeme ilamı kadar bağlayıcı hale gelir.
Arabuluculuk anlaşmasına uymayan işverene karşı atılması gereken adımlar şunlardır:
- İcra Edilebilirlik Şerhi Alınması: Arabuluculuk son tutanağı, taraflar ve avukatları tarafından birlikte imzalanmışsa doğrudan ilam niteliğinde belge (mahkeme kararı gibi kesin ve uygulanabilir belge) sayılır. Eğer taraflardan biri avukatsız katılmışsa, Sulh Hukuk Mahkemesi’nden icra edilebilirlik şerhi (tutanağın mahkeme kararı gibi icra olunabilmesini sağlayan onay) alınması gerekir.
- İlamlı İcra Takibi Başlatılması: Elde edilen ilam niteliğindeki belge ile işverene karşı doğrudan ilamlı icra takibi (mahkeme kararına dayanılarak başlatılan ve durdurulması zor olan icra takibi) başlatılır. İşverene ödeme emri gönderilir.
- Haciz İşlemlerinin Yapılması: İcra takibinin kesinleşmesinin ardından işverenin banka hesaplarına, taşınmazlarına, araçlarına ve üçüncü kişilerdeki alacaklarına derhal haciz konulabilir.
- Gecikme Faizi ve Müzakere Hakları: Anlaşma tutanağında belirtilen vade tarihinden itibaren alacağa yasal faiz veya tutanakta kararlaştırılan yüksek temerrüt faizi işletilmeye başlar.
Birçok işçi “İşveren ödemezse tekrar dava mı açacağım?” endişesi taşır. Arabuluculukta anlaşma sağlandıktan ve tutanak bağlayıcı hale geldikten sonra aynı konuda yeniden dava açılamaz. Çünkü üzerinde anlaşılan hususlar kesin hüküm etkisi gösterir. İşçi, mahkemenin yıllarca sürecek tensip (davayı açarken mahkemenin hazırladığı ilk duruşma planı) ve yargılama aşamalarını beklemeden doğrudan icra müdürlüğü kanalıyla tahsilat yapma hakkına sahiptir.
Arabuluculuk müessesesi, uyuşmazlıkları hızlı, ekonomik ve gizlilik esasına dayalı bir şekilde çözmeyi amaçlar. İşverenin anlaşmaya uymaması süreci uzatıyor gibi görünse de ilamlı icra takibinin getirdiği ağır hukuki ve finansal yaptırımlar, işverenleri borcu hızla ödemeye zorlamaktadır.
Mehmet Bey, çalıştığı fabrikadaki iş akdinin feshedilmesinin ardından ödenmeyen kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücretleri için iş hukuku arabuluculuk sürecine başvurmuştur. Arabuluculuk görüşmelerine taraf avukatları katılmış ve yapılan müzakereler sonucunda 150.000 TL tutarındaki tazminatın iki eşit taksitte ödenmesi hususunda uzlaşmaya varılarak arabuluculuk son tutanağı imzalanmıştır.
İlk taksit tarihinde işveren herhangi bir ödeme yapmamış, Mehmet Bey’in telefonlarına da yanıt vermemiştir. Anlaşma tutanağı her iki tarafın avukatı tarafından imzalandığı için belge doğrudan ilam niteliği taşımaktaydı. Mehmet Bey’in vekili, zaman kaybetmeksizin alacak davaları kapsamında işveren şirket aleyhine ilamlı icra takibi başlatmıştır.
Arabuluculuk Anlaşma Belgesi Hangi Hallerde Geçersiz Sayılabilir? yazımızı okumak için
Ödeme emrinin tebliğ edilmesinin hemen ardından şirketin banka hesaplarına bloke konulmuştur. Ticari faaliyetleri aksayan işveren firma, icra dosyasına anapara, işlemiş faiz ve icra masraflarını tek seferde ödemek zorunda kalmıştır. Mehmet Bey, dava açıp yıllarca beklemek yerine arabuluculuk belgesinin sağladığı hukuki güç sayesinde alacağını kısa sürede tahsil etmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
İşveren arabuluculukta taksitle ödemeyi kabul edip taksitleri aksatırsa ne olur?
Anlaşma tutanağında aksine bir hüküm yoksa, aksatılan taksit ve kalan tüm borç için derhal ilamlı icra takibi başlatılabilir. Ayrıca tutanağa “bir taksit ödenmezse kalan tüm taksitler muaccel (hemen ödenebilir) hale gelir” maddesi eklenmişse borcun tamamı tek seferde icraya koyulabilir.
Arabuluculuk tutanağı ile icra takibi yapmak için mahkeme kararı şart mıdır?
Tutanak, taraf avukatları ve arabulucu tarafından birlikte imzalanmışsa mahkeme kararına gerek kalmadan doğrudan ilamlı icra takibine konulabilir. Taraf avukatı yoksa Sulh Hukuk Mahkemesi’nden icra edilebilirlik şerhi alınması gerekir.
Arabuluculuk ödemesi zamanında yapılmazsa faiz istenir mi?
Evet. Tutanakta belirlenen son ödeme gününden itibaren alacağa faiz işletilebilir. Tutanakta özel bir faiz oranı kararlaştırılmadıysa yasal faiz; işçilik alacaklarının türüne göre kanuni veya en yüksek mevduat faizi uygulanır.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hukuki süreçlerinizde ve arabuluculuk görüşmelerinde hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.


