Arabuluculuk Anlaşmasına Uyulmaması Halinde İlamlı İcra Takibi ve Hukuki Çözüm Yolları
Arabuluculuk müessesesi; iş hukuku alacakları, ticari uyuşmazlıklar ve kira ilişkilerinden doğan ihtilaflarda dava şartı (mahkemede dava açmadan önce başvurulması kanunen zorunlu olan aşama) olarak hayatımızda geniş bir yer tutmaktadır. Bunun yanı sıra taraflar, kanunun imkan tanıdığı birçok özel hukuk uyuşmazlığında ihtiyari (isteğe bağlı) olarak da arabulucuya başvurarak uyuşmazlıklarını hızlı, ekonomik ve gizlilik esaslarına uygun şekilde çözüme kavuşturabilirler. Arabuluculuk masasında tarafların uzlaşması sonucunda hazırlanan arabuluculuk anlaşma tutanağı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı kesin olarak sona erdiren ve mahkeme ilamı niteliği taşıyan hukuki bir belgedir. Ancak uygulamada en sık karşılaşılan sorunlardan biri, imza altına alınan bu anlaşmaya rağmen borçlu tarafın belirlenen vadede ödemeyi gerçekleştirmemesidir.
Arabuluculuk masasında verilen sözlerin yerine getirilmemesi veya ödemenin aksatılması durumunda alacaklı taraf çaresiz değildir. Kanun koyucu, arabuluculuk anlaşma belgesine son derece güçlü bir hukuki yaptırım gücü tanımıştır. Borçlunun ödeme yapmaması halinde izlenecek hukuki süreç ve sahip olunan haklar şu temel ilkeler çerçevesinde şekillenir:
Arabuluculuk Anlaşmasına Uyulmadığında Bilinmesi Gereken Temel Esaslar:
- İlam Niteliğinde Belge Gücü: Arabuluculuk süreci sonunda taraflar, avukatları ve arabulucu tarafından imzalanan anlaşma tutanağı, doğrudan bir mahkeme kararı gibi hukuki geçerliliğe sahip olur. Borçlunun anlaşmaya uymaması yeni bir dava açma zorunluluğu doğurmaz.
- İcra Edilebilirlik Şerhi: Anlaşma tutanağı hazırlanırken taraflardan en az birinin avukatı yoksa, belgenin icraya konulabilmesi için sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi (anlaşma belgesine mahkeme kararı gibi cebri icra gücü kazandıran resmi onay) alınmalıdır. Anlaşma tutanağı tüm taraflar ve avukatları tarafından birlikte imzalanmışsa bu şerhe gerek kalmaksızın doğrudan icra takibi başlatılabilir.
- Doğrudan İlamlı İcra Takibi: Ödeme vadeleri geçtiği an alacaklı, icra dairesine başvurarak borçlu aleyhine ilamlı icra takibi (mahkeme ilamına veya ilam niteliğindeki belgelere dayanarak başlatılan icra süreci) açabilir. Bu takip türünde borçlunun borca veya imzaya itiraz ederek takibi durdurma imkanı neredeyse yoktur.
- Gecikme Faizi ve Haciz İşlemleri: Borcun süresinde ödenmemesi durumunda, anlaşma metninde kararlaştırılan gecikme faizi veya yasal faiz ana alacağa eklenir. İcra emrinin tebliğine rağmen ödeme yapılmazsa borçlunun banka hesaplarına, taşınmazlarına ve araçlarına haciz (alacağın tahsili amacıyla borçlunun mallarına el konulması işlemi) uygulanabilir.
- Dava Açma Yasağı: Arabuluculukta üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca yeniden dava açılamaz. Bu nedenle borç ödenmediğinde yeni bir alacak davası açmak yerine mevcut anlaşma tutanağı üzerinden icra takibi yürütülmelidir.

Borçlunun ödeme yapmaması durumunda izlenecek yol, klasik bir alacak davası açmaktan kıyaslanamayacak kadar hızlı ve az masraflıdır. Normal bir mahkeme süreci yıllarca sürebilecekken, arabuluculuk tutanağına dayalı icra takibi sayesinde borçlunun mal varlığına günler içerisinde hukuki tedbir konulabilmektedir.
Ayrıca anlaşma tutanağında, ödemelerin aksatılması durumuna özel bir cezai şart (sözleşme şartlarına uyulmaması halinde ödenmesi kabul edilen tazminat miktarı) veya “taksitlerden biri ödenmediğinde kalan tüm taksitler muaccel (hemen ödenmesi gereken hale gelme) olur” şeklinde muacceliyet kaydı yer alıyorsa, alacaklı kalan borcun tamamını cezai şartıyla birlikte tek seferde talep etme hakkını elde eder.
İşverenin İşçiyi Görev Tanımı Dışındaki İşlerde Sürekli Çalıştırması Haklı Fesih Sebebi Sayılır Mı? yazımızı okumak için
Ödemesi Yapılmayan Arabuluculuk Tutanağının İcrası
Aşama 1: Uyuşmazlık ve Arabuluculuk Anlaşması
Ev sahibi Serdar Bey ile kiracısı Burak Bey arasında biriken kira borçları nedeniyle hukuki uyuşmazlık çıkmıştır. Taraflar, dava açma sürecinin zaman kaybı ve masraflarından kaçınmak amacıyla ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurmuşlardır. Arabulucu yönetiminde yapılan müzakerelerde kiracı Burak Bey, birikmiş 90.000 TL tutarındaki borcunu 3 eşit taksitte (her ayın 15’inde 30.000 TL) ödemeyi kabul etmiştir. Hazırlanan anlaşma tutanağı taraflar ve avukatları tarafından imzalanarak imza altına alınmıştır.
Aşama 2: Borcun Ödenmemesi ve Temerrüt
Kiracı Burak Bey, ilk taksit olan 30.000 TL’yi ödemiş ancak 15 Temmuz 2026 vadeli ikinci taksidi ve takip eden son taksidi ödememiştir. Serdar Bey, borçlunun verilen kesin vadeye rağmen ödeme yapmaması üzerine borçlunun temerrüde (hukuken gecikmeye) düştüğünü saptamıştır. Anlaşma tutanağında her iki tarafın avukatının imzası bulunduğu için mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alınmasına gerek duyulmamıştır.
Aşama 3: İlamlı İcra Takibi ve Alacağın Tahsili
Serdar Bey’in vekili, eldeki arabuluculuk tutanağını icra dairesine sunarak borçlu Burak Bey aleyhine ilamlı icra takibi başlatmıştır. İcra dairesi borçluya 7 gün içinde ödeme yapması için icra emri göndermiştir. Borçlu ödeme yapmayınca, ilamlı takibe dayalı olarak borçlunun banka hesaplarına ve adına kayıtlı motorlu taşıta derhal haciz konulmuştur. Haciz işlemi sonrasında borçlu Burak Bey, Kalan 60.000 TL borcu, işleyen gecikme faizi ve icra masraflarıyla birlikte ödemek zorunda kalmış ve alacak tahsil edilmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
Arabuluculuk belgesiyle ödeme yapmayan borçluya karşı yeniden dava açabilir miyim?
Hayır, açamazsınız. Kanun gereğince arabuluculuk süreci sonunda üzerinde anlaşılan hususlarda taraflar yeniden dava açamazlar. Eldeki arabuluculuk belgesi mahkeme ilamı hükmünde olduğu için doğrudan icra takibi başlatmanız gerekir.
İcra edilebilirlik şerhi almak zorunlu mudur, ne kadar sürer?
Anlaşma tutanağında taraflarla birlikte avukatlarının da imzası varsa icra edilebilirlik şerhi alınması zorunlu değildir, belge doğrudan icraya konabilir. Ancak taraflardan biri veya her ikisi avukatsız imza atmışsa Sulh Hukuk Mahkemesinden bu şerhin alınması gerekir. Bu işlem genellikle dosya üzerinden incelemeyle çok kısa sürede tamamlanır.
Arabuluculuk tutanağına dayalı icra takibine borçlu itiraz ederek takibi durdurabilir mi?
Hayır, ilamsız icra takiplerinde borçlunun tek bir dilekçeyle takibi durdurma hakkı varken; arabuluculuk tutanağına dayanan ilamlı icra takibi borçlunun basit itirazıyla durdurulamaz. Borçlu takibi ancak borcu ödediğine dair resmi bir belge (örneğin banka dekontu) sunarak icra mahkemesi kanalıyla durdurabilir.
Arabuluculuk anlaşmasında kararlaştırılan ödeme gecikirse faiz istenebilir mi?
Evet, anlaşma tutanağında belirtilen ödeme tarihi geçtiği andan itibaren borçlu gecikmeye düşmüş sayılır. Tutanakta özel bir gecikme faizi oranı kararlaştırılmışsa bu oran, kararlaştırılmamışsa yasal gecikme faizi ana alacağa eklenerek icra takibine konu edilebilir.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hukuki süreçlerinizde ve arabuluculuk görüşmelerinde hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.


