Arabuluculuk Anlaşma Tutanağında Geç Ödeme, Gecikme Faizi ve Cezai Şart Hukuki Süreci
Arabuluculuk süreci, hukuki uyuşmazlıkların mahkemeye gitmeden, tarafların kendi iradeleriyle hızlı, ekonomik ve gizlilik esasına dayanarak çözülmesini sağlayan alternatif bir çözüm yoludur. İş hukuku, ticari alacaklar ve kira uyuşmazlıklarında dava şartı (dava açmadan önce kanunen başvurulması zorunlu olan arabuluculuk) uygulanırken; diğer birçok özel hukuk uyuşmazlığında taraflar ihtiyari (isteğe bağlı) olarak bu yola başvurabilirler. Arabuluculuk görüşmeleri sonunda taraflar anlaştığında düzenlenen arabuluculuk anlaşma tutanağı, mahkeme kararı niteliğinde belge (ilam) gücüne sahip olur. Ancak, bu belgede belirlenen ödeme tarihi geçtiğinde borçlunun ödeme yapmaması durumunda faiz ve cezai şart talep edilip edilemeyeceği en çok merak edilen konulardan biridir.
Arabuluculuk anlaşma tutanağında kararlaştırılan ödeme tarihi geçtiğinde, alacaklının yasal olarak gecikme faizi ve varsa cezai şart talep etme hakkı mevcuttur. Ancak bu durumun uygulanabilirliği, anlaşma belgesinin metninde yer alan maddelerin niteliğine ve Türk Borçlar Kanunu hükümlerine bağlıdır.
Arabuluculuk Anlaşmasında Geç Ödeme Durumunda Bilinmesi Gereken Temel Esaslar:
- Belirlenmiş Vade ve Temerrüt: Anlaşma tutanağında ödeme için kesin bir gün (vade) belirlenmişse, bu tarihin geçmesiyle borçlu kendiliğinden temerrüde (borcunu zamanında ödemeyerek hukuken gecikmeye düşme durumu) düşer. Ayrıca bir ihtarname çekilmesine gerek kalmaz.
- Geçerli Cezai Şart Kriterleri: Arabuluculuk müzakereleri sırasında “Taksitlerden biri zamanında ödenmezse borcun tamamı muaccel (hemen ödenmesi gereken hale gelme) olur ve şu tutarda cezai şart (borca aykırı davranılması halinde ödenmesi kabul edilen tazminat) ödenir” şeklinde bir madde eklenmişse, bu madde hukuken geçerlidir ve direkt tahsil edilebilir.
- Gecikme Faizi Talebi: Sözleşmede açıkça aksine bir hüküm yer almadığı sürece, ödeme tarihinin ertesi gününden itibaren kanuni faiz veya ticari işlerde ticari avans faizi işletilmesi talep edilebilir. Eğer anlaşma belgesinde özel bir faiz oranı kararlaştırılmışsa, bu oran uygulanır.
- İcra Edilebilirlik Şerhi: Arabuluculuk tutanağının doğrudan icraya konulabilmesi için tarafların ve avukatlarının imzası yeterlidir. Eğer taraflardan biri avukatsız katılmışsa, sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi (anlaşma tutanağına mahkeme kararı gibi cebri icra gücü kazandıran onay) alınarak ilamlı icra takibi başlatılır.

Borçlunun belirlenen vadede ödeme yapmaması durumunda, alacaklı taraf doğrudan icra dairesine başvurarak ilamlı icra takibi (mahkeme kararı veya ona eşdeğer belgelere dayanarak başlatılan icra süreci) başlatabilir. Bu takipte ana alacak tutarının yanı sıra, vade tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ve tutanakta yazılı olan cezai şart miktarı da borçluya çıkarılacak icra emrine dahil edilir.
Ancak unutulmamalıdır ki, arabuluculuk tutanağında “taraflar birbirlerini asıl alacak, faiz ve fer’ilerinden ibra etmişlerdir (aklamış, haklarından vazgeçmişlerdir)” şeklinde geniş kapsamlı ve kesin bir ibra maddesi varsa ve geç ödeme durumu için özel bir cezai şart düzenlenmemişse, ödeme tarihine kadar olan geçmiş faizler talep edilemez; yalnızca ödeme tarihinden sonraki gecikme için faiz istenebilir.
İşe İade Taleplerinde Arabuluculuk Süreci Nasıl Yürütülür? yazımızı okumak için
Ödeme Tarihi Geçen Arabuluculuk Anlaşması
Aşama 1: Uyuşmazlığın Doğuşu ve Arabuluculuk Görüşmesi
İşçi Ahmet Bey, işvereni Mehmet Bey ile kıdem ve ihbar tazminatı alacakları nedeniyle dava şartı arabuluculuk sürecine başvurmuştur. Arabulucu huzurunda gerçekleşen müzakerelerde taraflar toplam 120.000 TL ödeme hususunda anlaşmıştır. Hazırlanan anlaşma tutanağında ödemenin 15 Haziran 2026 tarihinde tek seferde banka kanalıyla yapılacağı; ödemenin gecikmesi halinde aylık %5 gecikme faizi uygulanacağı ve ayrıca 20.000 TL cezai şart ödeneceği açıkça kararlaştırılmış ve taraflarca imzalanmıştır.
Aşama 2: Vadede Ödemenin Yapılmaması ve Temerrüt
İşveren Mehmet Bey, 15 Haziran 2026 tarihi geçmesine rağmen ödemeyi gerçekleştirmemiştir. Ahmet Bey, borçlunun kesin vade verilmiş olması sebebiyle ek bir ihtarname çekmeye gerek kalmaksızın kendiliğinden temerrüde düştüğünü tespit etmiştir.
Aşama 3: İcra Takibi ve Alacağın Tahsili
Ahmet Bey, avukatı aracılığıyla ellerindeki arabuluculuk anlaşma tutanağına dayanarak icra dairesinde ilamlı icra takibi başlatmıştır. Takip talebine 120.000 TL ana alacak, 15 Haziran’dan itibaren işleyen %5 oranındaki sözleşmesel gecikme faizi ve tutanakta kararlaştırılan 20.000 TL cezai şart kalemi eklenmiştir. Borçlu taraf icra takibine itiraz etmeye çalışmışsa da belgenin mahkeme kararı niteliğinde olması nedeniyle takip durdurulamamış ve icra kanalıyla tüm alacak, cezai şartı ve faiziyle birlikte Ahmet Bey tarafından tahsil edilmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
Arabuluculuk tutanağında yazmayan cezai şart sonradan talep edilebilir mi?
Hayır, cezai şart kanundan kendiliğinden doğan bir hak değildir. Bir sözleşme veya arabuluculuk anlaşma tutanağında açıkça yazılı olarak kararlaştırılmadığı sürece, ödeme tarihi geçse dahi sonradan cezai şart talep edilemez.
Ödeme tarihi geçen arabuluculuk belgesi için ihtarname çekmek şart mıdır?
Eğer arabuluculuk anlaşma tutanağında ödeme için kesin bir gün (örneğin 10 Temmuz 2026) belirlenmişse, Türk Borçlar Kanunu gereğince bu tarihin geçmesiyle borçlu kendiliğinden temerrüde düşer ve ayrıca ihtarname çekilmesine gerek kalmaz. Ancak kesin bir gün belirtilmemişse ihtarname çekilmesi gerekir.
Borçlu ödemeyi birkaç gün geciktirirse tüm cezai şartı ödemek zorunda kalır mı?
Anlaşma tutanağındaki maddenin kaleme alınış şekli esastır. Eğer “ödemenin gecikmesi halinde borcun tamamı muaccel olur ve cezai şart ödenir” şeklinde kesin bir hüküm varsa, 1 günlük gecikmede dahi cezai şart muaccel hale gelir. Ancak borçlu aşırı fahiş cezai şart iddiasıyla mahkemeden cezanın indirilmesini talep edebilir.
Arabuluculuk anlaşması faizsiz yapıldıysa ödeme gecikince faiz istenebilir mi?
Anlaşma tutanağında geçmiş döneme ilişkin faizlerden vazgeçilmiş olsa bile, kararlaştırılan ödeme vadeleri geçtikten sonraki dönem için yasal gecikme faizi talep etme hakkı her zaman mevcuttur. Vadeden sonraki gecikmeler yeni bir borç ihlali sayılır.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hukuki süreçlerinizde ve arabuluculuk görüşmelerinde hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.


