İşten Çıkarılmadan Önce İmzalanan Anlaşma ve İbraname Belgelerinin Hukuki Geçerliliği
İş hukuku uygulamalarında, iş ilişkisi devam ederken veya henüz fesih gerçekleşmeden işçilere imzalattırılan ibraname (borçtan kurtulma belgesi) ve erken tarihli anlaşma protokolleri sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. İşverenler bazen gelecekteki olası uyuşmazlıkları önlemek ya da kıdem ve ihbar tazminatı gibi yasal haklardan feragat edilmesini sağlamak amacıyla bu yola başvurabilmektedir. Ancak Türk Borçlar Kanunu ve Yargıtay içtihatları, işçinin zayıf ekonomik konumunu korumak adına bu tür belgelere karşı oldukça katı ve koruyucu kurallar benimsemiştir.

İş ilişkisinin devam ettiği süreçte ya da işten çıkarma henüz somutlaşmamışken düzenlenen belgelerin hukuki geçerliliği bulunmamaktadır. Yargıtay kararlarına göre, geçerli bir ibranamenin veya ibra iradesinin varlığından söz edebilmek için kanunda belirtilen temel şartların gerçekleşmesi şarttır. Bu şartlar sağlanmadığı takdirde imzalanan evraklar hukuken geçersiz sayılır ve işçinin hakları baki kalır:
- İbraname veya ibra sözleşmesi, iş ilişkisinin sona ermesinden itibaren en az 1 aylık geçici bir süre geçtikten sonra yapılmalıdır. Fesih anında veya fesihten önce düzenlenen belgeler kanunen geçersizdir.
- İbra konusu alacağın türü ve miktarı sözleşmede açıkça belirtilmeli, ödemenin banka aracılığıyla eksiksiz ve noksansız yapıldığı belgelerle kanıtlanmalıdır.
- İşçinin iradesini sakatlayacak baskı, korkutma (ikrah) veya yanıltma gibi unsurların bulunmaması, iradenin tamamen serbestçe açıklanmış olması gerekir.
Kira Tespit Davası Açmadan Önce Arabulucuya Başvurmak Zorunlu Mu? yazımızı okumak için
İş arama sürecinde veya iş akdinin feshi gündemdeyken imzaya zorlanan belgeler, işçinin iradesini serbestçe kullanamadığı durumlar olarak değerlendirilir. Çalışanlar işini kaybetme korkusuyla bu tür evrakları imzalamak zorunda kalabilmektedir. Kanun koyucu, işçinin ekonomik açıdan işverene bağımlı olduğunu göz önünde bulundurarak bu rızayı korumasız bırakmamıştır. Dolayısıyla, işten çıkarılmadan önce imzalatılan “tüm haklarımı aldım, alacağım kalmamıştır” şeklindeki taahhütnameler mahkemeler nezdinde hiçbir bağlayıcılığa sahip değildir.
Bu gibi uyuşmazlıklar mahkemelere taşınmadan önce çözülmesi amacıyla dava şartı arabuluculuk müessesesine başvuru yapılabilmektedir. İş hukukundan kaynaklanan alacak ve tazminat taleplerinde arabulucuya gitmek dava şartı (zorunlu yasal ön koşul) olarak düzenlenmiştir. Arabuluculuk görüşmelerinde, taraflar özgür iradeleriyle masaya oturur ve karşılıklı iradeyle bir anlaşma belgesi imzalar. Ancak bu sürecin geçerli olabilmesi için de tarafların baskı altında olmaması ve hukuki haklarını tam olarak bilmesi hayati önem taşır. Fesihten önce işçiye imzalatılan geçersiz belgeler, arabuluculuk masasında işverene haklılık kazandırmaz; aksine işçi yasal alacaklarını dava yoluyla veya usulüne uygun arabuluculuk anlaşmalarıyla talep etme hakkını korur.
Erken Tarihli İbraname Uyuşmazlığı
Beş yıldır bir tekstil firmasında çalışan Ahmet Bey, işletmedeki küçülme bahaneleriyle işten çıkarılacağı baskısıyla karşı karşıya kalmıştır. İşveren, henüz resmi fesih bildirimi yapmadan Ahmet Bey’i odasına çağırarak kıdem ve ihbar tazminatından feragat ettiğini belirten önceden hazırlanmış bir feragatnameyi imzalamaya zorlamıştır. Ahmet Bey, işini kaybetme korkusuyla bu belgeyi imzalamak zorunda kalmıştır. İki hafta sonra ise iş akdi resmen feshedilmiş ve kendisine hiçbir ek ödeme yapılmamıştır.
İşten ayrıldıktan sonra bir uzman desteği alan Ahmet Bey, süreci hukuki zeminli olarak inceletmiştir. Yargıtay içtihatları doğrultusunda, fesih gerçekleşmeden önce ve 1 aylık yasal bekleme süresine uyulmadan imzalatılan bu belgenin hukuken tamamen geçersiz olduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık çıkması üzerine hukuki süreç başlatılmış, yapılan incelemelerde işçinin iradesinin baskı altında sakatlandığı kanıtlanmıştır. Sonuç olarak, işverenin dayattığı erken tarihli imza geçersiz kabul edilmiş ve Ahmet Bey tüm yasal tazminat haklarını arabuluculuk ve dava süreçleri yoluyla eksiksiz olarak geri almıştır.
Sıkça Sorulan Sorular
İşten çıkarılmadan önce imzalanan ibraname tamamen geçersiz mi?
Evet, Yargıtay içtihatlarına göre iş ilişkisi devam ederken veya fesih bildiriminden önce düzenlenen ibra sözleşmeleri ve taahhütnameler kesin olarak geçersizdir. İbranamenin geçerli olabilmesi için fesih tarihinden itibaren en az bir ay geçmiş olmalıdır.
İşveren imza atmadığım takdirde tazminatımı vermeyeceğini söylüyor, ne yapmalıyım?
İşverenin bu tür baskıları hukuki bağlayıcılığa sahip değildir. Çalışanlar baskı altında imza atmaya zorlanamaz. Hak kaybı yaşamamak adına evrakları imzalamadan önce hukuki destek almak ve süreci arabuluculuk yoluyla yürütmek en doğru yaklaşımdır.
Arabuluculuk görüşmelerinde önceden imzalanan bu belgeler delil olarak kullanılır mı?
Baskı altında ve fesihten önce imzalatıldığı kanıtlanan belgeler hukuki geçerlilik taşımadığı için mahkemelerde veya arabuluculuk masasında işverenin lehine kesin delil olarak kabul edilmez. İşçi, iradesinin sakatlandığını her türlü delille ispat edebilir.
İşçilik alacaklarında dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?
Evet, İş Mahkemeleri Kanunu gereğince kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ve yıllık izin gibi işçilik alacakları ile işe iade taleplerinde dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartı (zorunlu yasal ön koşul) olarak düzenlenmiştir.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hukuki süreçlerinizde ve arabuluculuk görüşmelerinde hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.

