İş sözleşmesi haksız veya geçersiz bir sebeple feshedilen işçilerin işe geri dönebilmek için yasal yollara başvurma hakkı bulunmaktadır. Türkiye’deki mevcut yasal düzenlemelere göre, işçinin işe iade davası açabilmesi için öncelikle arabulucuya başvurması zorunludur. Bu durum hukukumuzda dava şartı (dava açmadan önce yerine getirilmesi zorunlu olan yasal koşul) olarak kabul edilmiştir. Doğrudan iş mahkemesine giderek açılan davalar, arabuluculuk aşaması tamamlanmadığı için usulden reddedilmektedir.
İşe iade talebiyle yapılacak arabuluculuk başvurularında en kritik nokta hak düşürücü süreler konusudur. İş sözleşmesi feshedilen işçi, feshin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 ay içinde arabuluculuk bürosuna başvurmalıdır. Bu süre kesin olup, kaçırılması halinde işçinin işe iade hakkı tamamen ortadan kalkar. Başvuru, işyerinin bulunduğu yerdeki veya karşı tarafın ikametgahındaki Adliye Arabuluculuk Bürosuna ücretsiz olarak yapılır.
Süreç Arabulucu Tarafından Yanlış Yönetilse Bile Dava Şartı Gerçekleşir yazımızı okumak için
Arabulucu atandıktan sonra tarafları (işçi ve işveren) ilk toplantıya davet eder. Görüşmelerde taraflar tarafsız bir uzman eşliğinde haklarını ve taleplerini müzakere ederler. Bu süreçte işçi işe başlamayı, işveren de işçiyi tekrar istihdam etmeyi kabul ederse anlaşma sağlanmış olur. Anlaşma sağlanamaması durumunda ise arabulucu tarafından bir son tutanak (sürecin anlaşmayla mı yoksa anlaşmazlıkla mı bittiğini gösteren resmi belge) düzenlenir ve süreç sona erer.

İşe iade arabuluculuk görüşmeleri yasa gereği başvurudan itibaren 3 hafta içinde sonuçlandırılmalıdır. Zorunlu hallerde arabulucu bu süreyi en fazla 1 hafta daha uzatabilir. Toplamda en geç 4 hafta içinde sürecin tamamlanması, işçi ve işverenin aylarca sürecek mahkeme masraflarından ve zaman kaybından kurtulmasını sağlar.
Arabuluculuk müzakereleri sonunda taraflar anlaşmaya varırsa, işe iade tarihi ile işçinin boşta geçen süre için alacağı ücret ve işe başlatmama tazminatı net olarak belirlenir. Bu anlaşma belgesi, mahkeme ilamı niteliğindedir. Eğer uzlaşma sağlanamazsa, işçinin arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde iş mahkemesinde işe iade davası açması gerekir.
Olay: Bir tekstil firmasında 3 yıldır kesintisiz olarak çalışan ve iş güvencesi kapsamında olan Ahmet Bey’in iş sözleşmesi, şirket yönetimi tarafından ekonomik daralma gerekçe gösterilerek feshedilmiştir. Fesih bildirimi Ahmet Bey’e 10 Mayıs tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. Ahmet Bey, feshin haksız olduğunu düşünerek işine geri dönmek istemektedir.
Süreç ve Çözüm: Ahmet Bey, yasal süreyi kaçırmamak adına feshin tebliğ edildiği 10 Mayıs tarihinden itibaren başlayan 1 aylık süre içinde, yani 25 Mayıs tarihinde Adliye Arabuluculuk Bürosuna işe iade talepli başvurusunu gerçekleştirmiştir. Atanan uzman arabulucu, Ahmet Bey’i ve şirket yetkilisini ortak bir toplantıya davet etmiştir. Yapılan müzakereler neticesinde şirket, ekonomik durumunu yeniden organize ederek Ahmet Bey’in 15 gün sonra işe başlamasını kabul etmiştir. Ayrıca taraflar, Ahmet Bey’in çalışmadığı bu kısa dönem için yarım maaş ödenmesi konusunda mutabık kalmışlardır. Süreç, mahkemeye gitmeden yalnızca 12 gün içinde anlaşma son tutanağı imzalanarak barışçıl ve hızlı bir şekilde çözüme kavuşturulmuştur.
Sıkça Sorulan Sorular
İşe iade için arabulucuya başvururken bir ücret ödemem gerekir mi?
Hayır, arabuluculuk bürosuna yapılan ilk başvuru esnasında herhangi bir harç veya ücret alınmaz. Süreç anlaşmazlıkla biterse arabuluculuk ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır; anlaşma halinde ise belirlenen tarife üzerinden taraflarca ortaklaşa veya anlaşılan şekilde ödenir.
İşe iade davası açabilmek için işyerinde kaç işçi çalışmalıdır?
İş Kanunu uyarınca iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmek ve işe iade talebinde bulunabilmek için işyerinde en az 30 işçi çalışıyor olması gerekmektedir. Ayrıca işçinin o işyerinde en az 6 aylık kıdeminin bulunması şarttır.
Arabuluculuk görüşmesine katılmak zorunlu mudur? Katılmazsam ne olur?
Geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf, ileride dava açılması halinde haklı çıksa bile mahkeme masraflarının tamamını ödemekle yükümlü tutulur ve lehine vekalet ücretine hükmedilmez. Bu nedenle davete uymak yasal açıda son derece önemlidir.
Arabulucuda imzalanan anlaşma belgesinden caymak mümkün müdür?
Tarafların ve varsa vekillerinin birlikte imzaladığı arabuluculuk anlaşma belgesi, kesin ve bağlayıcıdır. Bu belge icra edilebilirlik şerhi (belgenin mahkeme kararı gibi icra dairelerince yürütülmesini sağlayan onay) alınarak doğrudan uygulamaya konulabilir; kural olarak bu karara karşı yeniden dava açılamaz.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hukuki süreçlerinizde ve arabuluculuk görüşmelerinde hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.


