Canlı maç heyecanını artırmak için bettilt kategorisi ziyaret ediliyor.

Arabuluculuk Sürecinde Anlaşılan Miktar Taksitlere Bölünebilir mi?

Arabuluculuk Görüşmelerinde Taksitli Ödeme Planı ve Hukuki Geçerliliği

Hukuki uyuşmazlıkların çözümünde mahkeme süreçlerine kıyasla çok daha hızlı ve ekonomik bir alternatif sunan arabuluculuk müessesesi, taraflara esnek çözüm imkanları tanır. İşçi-işveren uyuşmazlıkları, ticari alacaklar veya kira ihtilafları gibi konularda taraflar bir araya gelerek ortak bir paydada buluşabilirler. Bu süreçte en çok merak edilen konulardan biri de serbestçe belirlenen borç miktarının tek seferde mi yoksa parça parça mı ödeneceğidir.

Türkiye Cumhuriyeti hukuku uyarınca, arabuluculuk sürecinde anlaşılan miktar taksitlere bölünebilir. Arabuluculuk, tarafların kendi kararlarını kendilerinin verdiği ihtiyari (isteğe bağlı) veya dava şartı (zorunlu) olarak yürütülen bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Sürecin temel taşı “iradilik” ilkesi olduğu için, taraflar anlaştıkları sürece ödemenin vadesini, miktarını ve taksit tutarlarını tamamen kendi ihtiyaçlarına göre şekillendirebilirler.

Anlaşma sağlandığında, tüm bu taksit planı arabuluculuk anlaşma belgesi içerisine açık ve net bir şekilde yazılır. Taksitlerin hangi tarihlerde (örneğin; her ayın 15’inde) ve hangi banka hesabına ödeneceği kuruşu kuruşuna belirtilmelidir. Bu belgenin imzalanmasıyla birlikte, taraflar üzerinde anlaştıkları vade planına uymakla yükümlü hale gelirler.

Taksitlerin Ödenmemesi Durumunda Ne Olur?

Arabuluculuk tutanağı, taraflar ve arabulucu tarafından imzalandıktan sonra sıradan bir sözleşme olmanın ötesine geçer. Borçlu taraf taksitleri zamanında ödemezse, alacaklı taraf mahkemeden icra edilebilirlik şerhi (mahkeme kararı gibi infaz edilebilme yetkisi) alarak doğrudan icra takibi başlatabilir. Eğer arabuluculuk görüşmesine tarafların yanı sıra avukatları da katılmış ve tutanağı birlikte imzalamışlarsa, bu belge mahkeme şerhine gerek kalmaksızın doğrudan ilam niteliğinde belge (kesinleşmiş mahkeme kararı) sayılır ve geciken taksitler için derhal icra işlemleri başlatılabilir.


İşçi ve İşveren Arasındaki Taksitli Kıdem Tazminatı Anlaşması

  • Uyuşmazlık Konusu: İş sözleşmesi feshedilen işçi A ile işveren B şirketi arasında kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve ödenmeyen fazla mesai ücreti konusunda ihtilaf çıkmıştır. Toplam talep edilen miktar 120.000 TL’dir.
  • Süreç: Taraflar, dava açmadan önce dava şartı arabuluculuk (kanunen mahkemeye gitmeden önce yapılması zorunlu olan başvuru) kapsamında arabulucu huzurunda bir araya gelmiştir. İşveren nakit sıkışıklığı nedeniyle bu parayı tek seferde ödeyemeyeceğini, ancak taksitlendirilirse ödeme gücünün olduğunu beyan etmiştir.
  • Çözüm ve Sonuç: İşçi A, mahkeme sürecinin yıllarca sürebileceğini ve masraflı olacağını düşünerek taksit teklifini kabul etmiştir. Arabulucu eşliğinde yapılan müzakereler sonucunda; 120.000 TL’nin 4 eşit taksitte (her ay 30.000 TL olacak şekilde) ödenmesine karar verilmiştir. Taksit tarihleri ve banka IBAN bilgileri tutanağa geçirilmiştir. İşveren ilk iki taksiti düzenli ödemiş, üçüncü taksiti geciktirmiştir. İşçi A, elindeki ilam niteliğindeki arabuluculuk belgesiyle kalan bakiye için doğrudan icra dairesi kanalıyla yasal takip başlatmış ve alacağını güvence altına almıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Arabuluculukta taksit sayısında yasal bir sınır var mıdır?

Hayır, kanunen belirlenmiş bir taksit sınırı yoktur. Taraflar karşılıklı rıza gösterdiği sürece borç 2 taksite de bölünebilir, 24 taksite de bölünebilir. Önemli olan tarafların bu vadeler üzerinde mutabık kalmasıdır.

2. Taksitlerden biri gecikirse tüm borç muayyen (muaccel) hale gelir mi?

Bir taksit geciktiğinde kalan tüm taksitlerin derhal ödenebilir hale gelmesine muacceliyet denir. Bunun gerçekleşebilmesi için arabuluculuk anlaşma belgesine açıkça “Taksitlerden biri zamanında ödenmezse kalan tüm taksitler muaccel olur” şeklinde özel bir şart (muacceliyet şartı) eklenmelidir. Aksi takdirde sadece geciken taksit için icra takibi yapılabilir.

3. Taksitli ödemelerde faiz uygulanabilir mi?

Evet, taraflar taksitlendirme nedeniyle anaparanın üzerine yasal faiz veya ticari faiz eklenmesini serbestçe kararlaştırabilirler. Bu durum tamamen pazarlık sürecine ve tarafların iradesine bağlıdır.


Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hukuki süreçlerinizde ve arabuluculuk görüşmelerinde hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Call Now