Menfi Tespit Davalarında Arabuluculuk Şartı ve Hukuki Süreçlerin Detayları
Hukuk sistemimizde borçlu olmadığını iddia eden kişilerin açtığı davalara menfi tespit davası (bir kişinin bir hukuki ilişki veya borcun var olmadığını mahkeme kararıyla tescil ettirmek amacıyla açtığı dava) denir. Vatandaşlarımızın ve ticari işletmelerin en çok merak ettiği konuların başında, bir icra takibiyle karşılaşmadan önce veya sonra açılacak bu davalarda arabuluculuk kurumuna başvurmanın yasal bir zorunluluk olup olmadığı gelmektedir. Yasal düzenlemeler ve yüksek mahkeme kararları ışığında, menfi tespit davalarının arabuluculuğa tabi olup olmadığı uyuşmazlığın niteliğine göre değişiklik göstermektedir.

Türk ticaret hukukunda yapılan köklü değişiklikler ve 7445 sayılı Kanun ile getirilen yeni düzenlemeler sonucunda, ticari nitelikteki menfi tespit davalarında çok net bir ayrım ortaya konmuştur. Eğer aralarındaki uyuşmazlık ticari bir ilişkiden kaynaklanıyorsa ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak iddiasına dayanıyorsa, bu durumda menfi tespit davası açılmadan önce arabulucuya gitmek bir dava şartı (dava açılabilmesi için kanunen yerine getirilmesi zorunlu olan ve eksikliği halinde davanın usulden reddedilmesine yol açan koşul) haline getirilmiştir. Dolayısıyla ticari nitelikteki bir borçtan dolayı borçlu olmadığının tespiti isteniyorsa, doğrudan mahkemeye başvurulamaz; öncelikle arabuluculuk sürecinin işletilmesi yasal bir zorunluluktur.
Tüketici hukuku kapsamına giren uyuşmazlıklarda da benzer bir paralellik söz konusudur. Tüketici mahkemelerinin görev alanına giren ve belirli parasal sınırların üzerinde kalan menfi tespit davalarında da arabuluculuk süreci zorunludur. Ancak iş hukukundan kaynaklanan işçi ve işveren arasındaki menfi tespit uyuşmazlıklarında yasal çerçeve daha farklı yorumlanabilmektedir. Öte yandan, genel hükümlere tabi olan ve hiçbir ticari veya tüketici sıfatı taşımayan iki sade vatandaş arasındaki borç ilişkisinden doğan menfi tespit davalarında ise süreç ihtiyari arabuluculuk (tarafların tamamen kendi özgür iradeleriyle, kanuni bir zorunluluk olmaksızın arabulucuya başvurması) kapsamındadır.
İtirazın İptali İçin Arabuluculuktan Sonra Dava Açma Süresi Nedir? yazımızı okumak için
Arabuluculuk sürecinin başvuru, yürütülme ve sonuçlandırılma aşamalarında dikkat edilmesi gereken temel unsurlar ve kanuni süreler şunlardır:
- Başvuru Süresi ve Usulü: İcra takibinden önce veya sonra açılacak dava ticari nitelikte ise, yetkili arabuluculuk bürosuna yazılı başvuru yapılmalıdır.
- Görüşme Süreleri: Ticari uyuşmazlıklarda arabulucu, başvuruyu aldıktan sonra 3 hafta içinde süreci sonuçlandırmak zorundadır. Zorunlu hallerde bu süre en fazla 1 hafta uzatılabilir.
- Anlaşma Belgesinin Hükmü: Görüşmeler neticesinde taraflar el sıkışırsa hazırlanan tutanak, mahkemeden alınacak bir icra edilebilirlik şerhi (arabuluculuk anlaşma belgesinin mahkemece onaylanarak mahkeme ilamı gibi icra edilebilir hale getirilmesi) ile kesin bir mahkeme kararı hükmüne kavuşur.
- Hak Kaybı Riski: Zorunlu olduğu halde arabuluculuk bürosuna başvurmadan açılan menfi tespit davaları, mahkeme tarafından hiçbir esasa girilmeden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir.
Olay: Tekstil sektöründe faaliyet gösteren ABC Kumaşçılık Ltd. Şti., imalat için XYZ Konfeksiyon A.Ş.’den hammadde satın almıştır. Satış ilişkisine istinaden ABC Kumaşçılık tarafından 500.000 TL değerinde bir bono (senet) düzenlenerek teslim edilmiştir. Ancak teslim alınan malların ayıplı ve kullanılmaz olduğu ortaya çıkmış, sözleşme feshedilmiştir. XYZ Konfeksiyon, sözleşme feshedilmesine rağmen elindeki 500.000 TL’lik senedi iade etmemiş ve icra takibine koyacağını sözlü olarak ihtar etmiştir. ABC Kumaşçılık, borçlu olmadığının tespiti için acilen menfi tespit davası açmak istemektedir.
Hukuki Çözüm ve Süreç: ABC Kumaşçılık, her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmelerini ilgilendirmesi nedeniyle doğrudan ticaret mahkemesinde menfi tespit davası açamaz. Kanuni zorunluluk gereği öncelikle adliyede bulunan arabuluculuk bürosuna başvurmuştur. Yapılan arabuluculuk müzakerelerinde, borçlu olmadığı iddia edilen taraf malların ayıplı olduğunu kanıtlayan belgeleri sunmuştur. Karşı taraf da uzun sürecek bir mahkeme yargılamasının getireceği tensip (mahkemenin davayı kabul ettikten sonra yapacağı ilk duruşma hazırlığı ve usul işlemlerini belirlediği tutanak) ve bilirkişi masraflarından kaçınmak istemiştir.
Sonuç: Arabulucu eşliğinde yapılan ikinci oturumda taraflar, senedin iptal edilmesi ve teslim edilen ayıplı malların iade alınması hususunda tam bir uzlaşmaya varmışlardır. Hazırlanan anlaşma tutanağı imzalanmış ve uyuşmazlık, mahkemelerde yıllarca sürebilecek bir dava sürecine gerek kalmadan, sadece 12 gün içinde kesin olarak çözüme kavuşturulmuştur. Böylece harç, teminat ve avukatlık ücreti gibi büyük yargılama giderlerinden tasarruf sağlanmıştır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. İcra takibi başladıktan sonra açılacak menfi tespit davasında da arabuluculuk zorunlu mu?
Evet, eğer uyuşmazlığın temelini oluşturan ilişki (örneğin ticari bir işlem veya tüketici işlemi) kanunen zorunlu arabuluculuk kapsamındaysa, icra takibinden sonra açılacak menfi tespit davasından önce de arabulucuya gitmek zorunludur.
2. Arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamazsa ne olur?
Arabuluculuk sürecinde taraflar ortak bir noktada buluşamazsa, arabulucu tarafından son tutanak düzenlenir ve süreç sonlandırılır. Davacı taraf, bu son tutanağın aslını veya onaylı bir örneğini dava dilekçesine ekleyerek yetkili mahkemede menfi tespit davasını açabilir.
3. Arabulucuya başvurmak icra takibini kendiliğinden durdurur mu?
Hayır, arabuluculuğa başvurulmuş olması haklarındaki icra takibini kendiliğinden durdurmaz. İcra takibinin durdurulabilmesi için mahkemeden borcun belirli bir yüzdesi oranında teminat yatırılarak ihtiyati tedbir (dava sonuçlanıncaya kadar hak kayıplarını önlemek amacıyla mahkemece verilen geçici hukuki koruma kararı) alınması gerekmektedir.
4. Arabuluculuk ücretini kim öder?
Arabuluculuk görüşmeleri sonucunda taraflar anlaşmaya varırlarsa, arabuluculuk ücreti aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit oranda ödenir. Eğer taraflar anlaşamazlarsa, ilk iki saatlik ücret Bakanlık bütçesinden karşılanır ve bu miktar ileride açılacak davada haksız çıkan taraftan yargılama gideri olarak tahsil edilir
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hukuki süreçlerinizde ve arabuluculuk görüşmelerinde hak kaybına uğramamak için uzman bir avukatından profesyonel destek almanız tavsiye edilir.


