Anlaşma Belgesinde Kısmi Ödeme ve Kalan Alacakların Hukuki Durumu

Hukuk uyuşmazlıklarında sıkça başvurulan arabuluculuk (tarafların iradi olarak müzakere yürütmek amacıyla bir araya geldiği alternatif uyuşmazlık çözüm yolu), tarafların anlaşmaya varmasıyla sonuçlandığında güçlü bir hukuki belge olan icra edilebilirlik şerhi (mahkeme ilamı niteliği kazandıran onay) alınarak ilamlı takip konusu yapılabilir. Ancak uygulamada sıklıkla karşılaşılan bir durum, borçlunun toplam alacağın sadece bir kısmını ödemeyi kabul etmesi veya ödemeyi taksitlendirmesidir. Bu tür senaryolarda taraflar arasında imzalanan anlaşma belgesinin içeriği, gelecekteki hak arama hürriyetini doğrudan belirleyen temel unsurdur.
Eğer arabuluculuk sonundaki anlaşma belgesinde, borcun yalnızca belirli bir miktarının ödeneceği ve bakiye (kalan) alacaktan açıkça feragat edildiği (vazgeçildiği) yönünde bir irade beyanı yer alıyorsa, alacaklının kalan kısım için sonradan dava açması veya icra takibi başlatması hukuken mümkün değildir. Feragat kesin bir hükümdür ve tarafları bağlar.
Buna karşın, hazırlanan belgede borcun sadece bir kısmının ödendiği, bakiye alacağın ise saklı tutulduğu veya belirli bir vadeye bağlandığı kararlaştırılmış olabilir. Borçlunun bu yapılandırmaya veya ödeme planına uymaması durumunda, alacaklı taraf elindeki belgeye dayanarak ödenmeyen bakiye kısım için yasal yollara başvurabilir. Burada kritik nokta, tutanağın kaleme alınış biçimidir. İrade beyanlarının tereddüte yer vermeyecek şekilde yazılması, ileride yaşanabilecek hak kayıplarının önüne geçmek için hayati önem taşır.
Arabuluculuk Anlaşma Belgesine Teminat Şartı Konulabilir Mi? yazımızı okumak için
Kıdem Tazminatı Uyuşmazlığında Kısmi Ödeme
Bir işçi ile işveren arasında fesih alacakları nedeniyle doğan uyuşmazlık, dava şartı arabuluculuk (kanunen mahkemeye başvurmadan önce gidilmesi zorunlu olan arabuluculuk) kapsamında masaya taşınmıştır. Yapılan müzakereler sonucunda taraflar, toplam 100.000 TL tutarındaki kıdem ve ihbar tazminatı alacağı için anlaşmaya varmıştır. Anlaşma metninde, işverenin bu tutarın 40.000 TL’sini imza anında peşin olarak ödeyeceği, kalan 60.000 TL’nin ise üç eşit taksitte ödeneceği hükme bağlanmıştır.
Metne ayrıca, borçlunun taksitlerden herhangi birini zamanında ödememesi durumunda kalan 60.000 TL’nin tamamının muaccel hale geleceği (hemen ödenmesi gereken borç haline geleceği) ve doğrudan icra takibine konu edilebileceği maddesi eklenmiştir. İşverenin ilk taksiti ödememesi üzerine, işçi vekili arabuluculuk tutanağına icra edilebilirlik şerhi işletmiştir. Böylece bakiye alacak için doğrudan ilamlı icra takibi başlatılmış, alacaklı herhangi bir hak kaybına uğramadan tahsil sürecini hızlandırmıştır.
Sıkça Sorulan Sorular
Arabuluculukta kısmi ödeme yapılırsa imza atarken nelere dikkat edilmelidir?
Anlaşma belgesinde, yapılan ödemenin hangi alacak kalemine sayıldığı ve kalan bakiye tutarın açıkça belirtilmesi gerekir. “Borcun tamamı ödenmiştir” ibaresi yer alırsa kalan kısım istenemez; bu nedenle kalan alacak miktarının ve ödeme şartlarının net yazılması şarttır.
Taksitli anlaşmalarda bir taksit ödenmezse ne olur?
Anlaşma belgesine konulacak “muacceliyet şartı” (taksitlerden birinin ödenmemesi halinde tüm borcun muaccel olacağı kuralı) sayesinde, ödenmeyen tek bir taksit yüzünden tüm kalan borç anında talep edilebilir ve icra takibine konulabilir.
Kısmi ödeme içeren tutanak için mahkemeden şerh almak zorunlu mu?
Anlaşma belgesinin mahkeme ilamı niteliği kazanarak ilamlı icra takibine konu edilebilmesi için sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınması gerekmektedir. Şerh alındıktan sonra belgedeki şartlara uyulmadığı takdirde cebri icra işlemleri başlatılabilir.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hukuki süreçlerinizde ve arabuluculuk görüşmelerinde hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.


