Canlı maç heyecanını artırmak için bettilt kategorisi ziyaret ediliyor.

İşveren İşçiyi Yazılı Savunmasını Almadan Disiplin Cezası ile İşten Çıkarabilir Mi?

İşveren İşçiyi Yazılı Savunmasını Almadan Disiplin Cezası ile İşten Çıkarabilir Mi?

İş Kanununa Göre Savunma Alınmaksızın Yapılan Fesihlerin Hukuki Geçerliliği ve Arabuluculuk Süreci

4857 sayılı İş Kanunu kapsamında iş güvencesinden yararlanan işçilerin sözleşmelerinin davranışı veya verimi gibi nedenlerle sonlandırılması, sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır. Bu şartların başında işçinin yazılı savunmasının alınması gelmektedir. İş hukukumuzun temel taşlarından biri olan bu kural, işçinin kendini ifade etme ve hakkındaki iddialara cevap verme hakkını koruma altına alır. Kanun koyucu, işverenin tek taraflı ve fevri kararlar almasını engellemeyi amaçlamaktadır.

İşçinin davranışı veya performansı nedeniyle disiplin cezası uygulanması veya iş sözleşmesinin feshedilmesi (sonlandırılması) süreçlerinde, işçiye isnat edilen (yüklenen) kusurlu eylem açıkça bildirilmeli ve savunma yapması için makul bir süre tanınmalıdır. Bu makul süre uygulamada genellikle en az 6 iş günü olarak kabul edilmektedir. Yazılı savunma alınmadan verilen bir disiplin cezası veya uygulanan fesih işlemi, şekil şartına uyulmaması sebebiyle hukuken geçersiz (geçersizlik yaptırımına tabi) hale gelecektir.

Ancak İş Kanunu’nun 25/II maddesinde düzenlenen “Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri” başlığı altındaki haklı nedenlerle derhal fesih durumlarında durum farklıdır. İşçinin hırsızlık yapması, işverene veya başka bir işçiye sataşması, iş yerine sarhoş gelmesi gibi durumlarda işverenin savunma alma zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu istisna dışındaki tüm performans, verimsizlik veya hafif disiplin suçlarında yazılı savunma şarttır.

Eğer işçi, savunması alınmadan işten çıkarılırsa, bu durum yasaya aykırı bir fesih teşkil eder. İşçinin bu hak ihlaline karşı başvurabileceği ilk hukuki merci arabuluculuk müessesesidir. İş hukukundan kaynaklanan işe iade, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı gibi alacak taleplerinde arabuluculuk dava şartı (dava açmadan önce gidilmesi zorunlu olan yasal yol) olarak düzenlenmiştir.

Arabuluculuk süreci, tarafları mahkeme salonlarının stresli ve uzun süren ortamından uzaklaştırarak, eşit şartlarda müzakere etmeye teşvik eder. Bu süreç şu avantajları barındırır:

  • Müzakereler tamamen gizlilik esasına (görüşmelerin dışarıya sızdırılmaması kuralı) uygun yürütülür.
  • Mahkemelere kıyasla oldukça hızlı ve ekonomik bir yöntemdir.
  • Taraflar anlaştığı takdirde düzenlenen son tutanak, alınarak doğrudan ilam (kesinleşmiş mahkeme ilamı) niteliğinde belgeye dönüşür.

Olay: Bir lojistik firmasında 3 yıldır kesintisiz olarak depo görevlisi olarak çalışan işçi (A), mesai arkadaşlarıyla yaşadığı ufak bir tartışma sonrasında şirket yönetimi tarafından o gün iş yerinden uzaklaştırılmıştır. Ertesi gün iş yerine gittiğinde, şirket insan kaynakları tarafından kendisine hiçbir yazılı bildirim yapılmadan ve savunması istenmeden “Disiplin kurul kararı neticesinde sözleşmeniz feshedilmiştir” denilerek iş akdi sonlandırılmıştır. Kendisine kıdem ve ihbar tazminatı da ödenmemiştir.

Hukuki İnceleme: İşçi (A)’nın yaşadığı tartışma, İş Kanunu 25/II kapsamındaki ağır haklı nedenlerden biri boyutunda değildir. İşverenin performans veya hafif nitelikteki disiplinsizlik iddialarında işçinin yazılı savunmasını alması kanuni bir zorunluluktur. İşveren bu şekil şartına uymadığı için yapılan fesih usulsüz ve geçersizdir.

Çözüm Süreci: İşçi (A), hak kaybına uğramamak adına yasal süresi içinde dava şartı arabuluculuk başvurusunda bulunmuştur. Arabuluculuk görüşmelerinde işverene, savunma alınmaksızın yapılan bu feshin işe iade davası veya tazminat davası açılması halinde mahkemeler tarafından geçersiz sayılacağı, yüksek mahkeme ve Hatalı işlem yaptığını fark eden işveren, mahkeme masrafları ve uzun sürecek yargılama kalemleri ile karşılaşmamak adına uzlaşmayı kabul etmiştir. Görüşmeler neticesinde işçiye kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve belirli bir miktar boşta geçen süre tazminatı ödenmesi konusunda anlaşmaya varılmış ve süreç 15 gün gibi kısa bir sürede barışçıl yolla çözülmüştür.


Sıkça Sorulan Sorular

1. İşveren benden savunma istemeden beni işten çıkardı, ne yapmalıyım?

Eğer işten çıkarılma gerekçeniz ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık (hırsızlık, kavga vb.) değilse, işverenin savunma almaması fesihi usulsüz kılar. Fesih bildiriminin size tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurarak işe iade veya tazminat talebinde bulunmanız gerekir.

2. Savunma istem yazısı bana ulaştı ancak imzalamak istemiyorum, ne olur?

Savunma istem yazısını imzalamaktan imtina etmeniz (kaçınmanız) süreci durdurmaz. İşveren bu durumu bir tutanakla tespit ederek savunma sürenizi başlatabilir. Haklılığınızı kanıtlamak adına yasal süresi içinde yazılı olarak savunmanızı vermeniz menfaatinize olacaktır.

3. Arabuluculukta anlaşamazsak haklarımı tamamen kaybeder miyim?

Hayır, kaybetmezsiniz. Arabuluculuk görüşmelerinde taraflar arasında ortak bir mutabakata varılamazsa, arabulucu tarafından “anlaşmazlık tutanağı” düzenlenir. Bu tutanak ile birlikte yasal süreleri geçirmeden İş Mahkemesinde dava açma hakkınız saklı kalır.

Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hukuki süreçlerinizde ve arabuluculuk görüşmelerinde hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Call Now