Arabuluculuk Anlaşma Tutanağının Taksit Taahhüdü İhlalinde İcra Edilebilirlik Şerhi ve İlamlı İcra Takibi Süreci
Arabuluculuk müessesesi, tarafların arasındaki uyuşmazlıkları mahkemeye gitmeden, barışçıl ve hızlı bir şekilde çözmelerini sağlayan modern bir hukuki yöntemdir. Taraflar süreç sonunda bir uzlaşmaya vardıklarında, üzerinde anlaşılan hususlar bir arabuluculuk anlaşma tutanağı ile kayıt altına alınır. Özellikle ticari, iş veya tüketici hukukundan kaynaklanan alacak taleplerinde, borcun belirli vadelerle taksitler halinde ödenmesi sıklıkla kararlaştırılan bir yöntemdir. Ancak uygulamada, borçlunun arabulucu huzurunda imzaladığı bu taksitleri zamanında ödemediği ya da taksit planını tamamen ihlal ettiği durumlarla karşılaşılabilmektedir.

Arabuluculuk görüşmeleri sonucunda imzalanan tutanak, alelade bir sözleşme değildir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu kapsamında bu belge, tarafları bağlayıcı çok güçlü hukuki sonuçlar doğurur. Eğer borçlu taahhüt ettiği arabuluculuk taksitlerini ödemezse, alacaklının yeniden sıfırdan bir dava açmasına gerek yoktur. Kanun, alacaklı tarafa doğrudan icra yoluna başvurma hakkı tanıyarak süreci ciddi şekilde kısaltmıştır.
Borçlunun taksitleri ödememesi durumunda izlenecek hukuki süreç şu aşamalardan oluşur:
- İcra Edilebilirlik Şerhi Alınması: Arabuluculuk tutanağının bir mahkeme ilamı (mahkeme kararı) gibi hüküm doğurabilmesi için öncelikle icra edilebilirlik şerhi (mahkemenin bu belgenin icra edilebileceğini onaylaması) alınması gerekir.
- Doğrudan İcra Şerhi İstisnaları: Eğer arabuluculuk süreci dava açılmadan önce (dava şartı veya ihtiyari olarak) gerçekleştirildiyse ve tutanakta taraflar ile avukatlarının yanı sıra arabulucunun da imzası varsa, icra şerhi sulh hukuk mahkemesinden talep edilir. Ancak, arabuluculuk tutanağı dava açıldıktan sonra mahkeme yönlendirmesiyle düzenlendiyse veya tutanakta tarafların yanı sıra tarafların avukatları ile arabulucunun ortak imzası bulunuyorsa, bu belge hiçbir şerhe gerek kalmaksızın doğrudan ilam niteliğinde belge sayılır.
- İlamlı İcra Takibi Başlatılması: Elde edilen icra edilebilirlik şerhli tutanak veya avukatların katılımıyla doğrudan ilam niteliği kazanmış belge ile icra dairesine gidilerek ilamlı icra takibi (mahkeme kararına dayanan en hızlı icra yolu) başlatılır.
- Haciz İşlemlerinin Yapılması: İcra dairesi borçluya bir icra emri gönderir. Borçlu bu emre rağmen yedi gün içinde borcunu ve geciken taksitlerini ödemezse, alacaklı borçlunun banka hesaplarına, maaşına, taşınır ve taşınmaz mallarına haciz konulmasını talep edebilir.
Arabuluculukta Anlaşma Belgesi İcra Edilebilir Mi? yazımızı okumak için
Arabuluculuk anlaşmasının mahkeme kararı gücünde olması, borçlu üzerinde ciddi bir yaptırım baskısı oluşturur. Söz konusu süreç hem dava şartı (kanunen mahkemeye gitmeden önce zorunlu olan) arabuluculukta hem de tarafların kendi istekleriyle başvurduğu ihtiyari arabuluculukta aynı şekilde işlemektedir. Alacaklının hak kaybına uğramaması için taksit ihlali gerçekleştiği anda profesyonel hukuki aksiyon alması önem arz eder.
Olay: Tekstil sektöründe faaliyet gösteren işçi Ahmet Bey, iş sözleşmesinin haksız feshedilmesi üzerine arabuluculuk bürosuna başvurmuştur. Yapılan görüşmeler neticesinde işveren şirket yetkilileri ile Ahmet Bey, toplam 120.000 TL kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesi konusunda uzlaşmıştır. Anlaşma tutanağına göre bu tutarın, her ayın ilk günü 20.000 TL’lik 6 eşit taksit halinde ödenmesi kararlaştırılmıştır. İlk iki taksit zamanında yatırılmış ancak üçüncü taksit döneminde işveren ödeme yapmamış ve sonraki süreçte de sessiz kalmıştır. Ahmet Bey ve avukatı görüşmelerde hazır bulunmuştur.
Hukuki Çözüm ve Sonuç: Ahmet Bey’in imzaladığı arabuluculuk tutanağında kendi avukatının ve işveren avukatının da imzası bulunduğu için yasa gereği ek bir mahkeme onayına (icra edilebilirlik şerhine) gerek duyulmamıştır. Ahmet Bey’in vekili, ödenmeyen üçüncü taksit ve kalan tüm bakiye alacaklar için doğrudan yetkili icra dairesinde ilamlı icra takibi başlatmıştır. İşverene ait şirketin banka hesaplarına konulan bloke neticesinde, ödenmeyen taksitler ve icra masrafları yasal faiziyle birlikte tahsil edilmiştir. Bu vaka, arabuluculuk tutanağının işçi alacaklarını korumada ne denli hızlı ve efektif bir koruma sağladığını somut bir şekilde göstermektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Arabuluculukta sadece bir taksit ödenmezse tüm borç için icra takibi açılabilir mi?
Bu durum tamamen arabuluculuk anlaşma tutanağında yer alan maddelere bağlıdır. Eğer tutanağa “Taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde kalan tüm taksitler muaccel olur (peşin ödenmesi gerekir)” şeklinde bir muacceliyet kaydı konulmuşsa, tek bir taksit dahi geciktiğinde borcun tamamı için icra takibi açılabilir. Böyle bir madde yoksa, yalnızca günü geçen ve ödenmeyen taksit için icra takibi yapılabilir.
2. Arabuluculuk taksitleri ödenmediğinde borçluya hapis cezası verilir mi?
İcra İflas Kanunu uyarınca icra dairesinde yapılan “taksit taahhüdünü ihlal” eylemi tazyik hapsi ile cezalandırılmaktadır. Ancak arabuluculuk tutanağına yazılan taksit planı, doğrudan icra dairesi huzurunda verilmiş bir taahhüt olmadığından, bu taksitlerin ödenmemesi borçluya doğrudan bir hapis cezası doğurmaz. Süreç tamamen borçlunun malvarlığına yönelik haciz işlemleriyle yürütülür.
3. İcra edilebilirlik şerhi almak ne kadar sürer ve masraflı mıdır?
Eğer arabuluculuk tutanağında tarafların avukatlarının ortak imzası yoksa, sulh hukuk mahkemesinden bu şerhin alınması gerekir. Mahkemeler genellikle dosya üzerinden, duruşma açmaksızın birkaç gün içinde icra edilebilirlik şerhini onaylar. Bu işlem maktu harca tabi olup oldukça düşük maliyetli ve hızlı bir prosedürdür.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hukuki süreçlerinizde ve arabuluculuk görüşmelerinde hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.


