İş Hukukunda Aynı Gün İmzalanan Arabuluculuk Belgelerinin Hukuki Niteliği, Yargıtay Yaklaşımı ve İrade Fesadı
İş sözleşmesinin sona ermesi sürecinde işçi ile işveren arasında yaşanan uyuşmazlıkların çözümünde arabuluculuk müessesesi kritik bir role sahiptir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca, işçi veya işveren alacağı ile işe iade talebiyle açılacak davalarda dava şartı arabuluculuk (dava açmadan önce kanunen başvurulması zorunlu olan alternatif çözüm yolu) uygulanmaktadır. Ancak uygulamada sıkça karşılaşılan ve ciddi hukuki tartışmalara yol açan durumlardan biri, iş sözleşmesinin feshedildiği gün veya fesihten hemen birkaç saat sonra tarafların arabuluculuk tutanağını imzalamış olmasıdır. Vatandaşların ve çalışanların en çok yönelttiği sorulardan biri şudur: İşten çıkarıldığı gün imzalanan arabuluculuk anlaşma belgesi hukuken geçerli midir, yoksa bu belgeye karşı dava açılabilir mi?

Türk hukuk sisteminde arabuluculuk sürecinin temel esası, tarafların serbest iradeleriyle hareket etmeleridir. Normal şartlar altında, usulüne uygun şekilde akdedilen ve taraflarca imzalanan bir anlaşma belgesi (tarafların arabulucu huzurunda vardığı mutabakatı gösteren resmi tutanak), mahkeme kararı gibi ilam niteliğinde belge sayılır ve kural olarak tarafları bağlar. Ancak iş hukukunun temel ilkesi olan “işçinin korunması” ve “işçi lehine yorum” prensipleri doğrultusunda, feshin gerçekleştiği gün imzalanan arabuluculuk belgeleri Yargıtay tarafından çok daha sıkı bir denetime tabi tutulmaktadır.
İşçinin fesih günü içinde bulunduğu psikolojik baskı, şok hali, işini kaybetme korkusu ve hukuki haklarını tam olarak değerlendirecek makul süreden yoksun kalması, iradesinin sakatlanmasına yol açabilmektedir. Hukuk dilinde buna irade fesadı (korkutma, aldatma veya baskı altında iradenin sakatlanması) adı verilir. Yargıtay’ın emsal kararlarında, işten çıkarıldığı gün veya fesihten hemen sonra hiçbir müzakere ortamı oluşmadan, adeta işten çıkış evraklarının bir parçası gibi işçiye sunulan ve imzalatılan arabuluculuk belgeleri mercek altına alınmaktadır.
Arabuluculukta Gizlilik İlkesi Hangi Bilgileri Kapsar? yazımızı okumak için
Fesih günü imzalanan bir arabuluculuk belgesinin geçerli veya geçersiz sayılmasında dikkate alınan temel hususlar şunlardır:
- Gerçek Bir Müzakerenin Var Olup Olmadığı: Arabuluculuk sürecinin mantığında tarafların hak ve taleplerini tartışması yer alır. Fesih günü bir saat içinde başvurulup, aynı gün anlaşma belgesinin imzalanması durumunda gerçek bir müzakerenin yapılıp yapılmadığı sorgulanır.
- Taraf Avukatının Katılımı: İşçinin arabuluculuk görüşmesinde kendi avukatı ile temsil edilip edilmediği hayati önem taşır. Eğer işçi süreci kendi avukatı ile yürütmüş ve belgeyi avukatı da imzalamışsa, belgenin iptali oldukça güçleşir. Ancak işçi yalnızsa ve işverenin yönlendirdiği bir süreçte imza atmışsa, irade fesadı iddiası güç kazanır.
- Ödenen Miktarın Hak Hakedişlerine Uygunluğu: Anlaşma belgesinde kararlaştırılan tutar ile işçinin gerçek kıdem, ihbar ve işçilik alacakları arasındaki aşırı orantısızlık, işçinin baskı altında hareket ettiğinin bir göstergesi kabul edilebilir.
- Arabulucunun Tarafsızlığı ve Süreç Usulü: Arabulucunun tarafları bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği ve toplantı davetlerinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı incelenir.
İşçinin fesih günü imzaladığı belgeden dolayı mağdur olduğunu düşünmesi durumunda başvurabileceği hukuki yol iptal davası veya geçersizlik tespiti davasıdır. Türk Borçlar Kanunu kapsamında korkutma (ikrah), aldatma (hile) veya aşırı yararlanma (gabin) nedenlerine dayanarak arabuluculuk anlaşma belgesinin iptali talep edilebilir. Eğer mahkeme irade fesadının varlığına kanaat getirirse, arabuluculuk anlaşma belgesini geçersiz sayabilir ve işçi kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile diğer işçilik alacaklarını dava yoluyla talep edebilir.
Öte yandan, her fesih günü imzalanan arabuluculuk anlaşması otomatik olarak geçersiz kabul edilmez. Eğer işçi, haklarını bilerek, bir hukuki danışmandan destek alarak, herhangi bir baskı veya hile altında kalmadan serbest iradesiyle anlaşma belgesini imzalamışsa ve ödeme de anlaşmaya uygun olarak yapılmışsa, söz konusu belge icra edilebilirlik şerhi (anlaşma belgesinin mahkeme kararı gibi ilam niteliği kazanmasını sağlayan onay) alınarak veya taraf avukatlarının imzasıyla hukuken bağlayıcı olmaya devam eder.
Fesih Günü İmzalatılan Arabuluculuk Belgesinin İptali
Olay: Özel bir lojistik firmasında 5 yıldır ambar görevlisi olarak çalışan (K), mesai bitimine 1 saat kala insan kaynakları departmanına çağrılmıştır. Kendisine şirket içi küçülme gerekçesiyle iş sözleşmesinin feshedildiği bildirilmiştir. İnsan kaynakları yetkilisi, kıdem ve ihbar tazminatı olarak belirlenen tutarın ödenmesi için hemen yan odada bekleyen arabulucu ile görüşmesi gerektiğini, aksi takdirde hiçbir ödeme yapılmayacağını ve haklarını almak için yıllarca mahkemelerde beklemesi gerekeceğini ifade etmiştir.
Süreç: Haklarını alamama korkusu yaşayan ve şok halinde olan (K), aynı gün saat 17:30’da önüne koyulan arabuluculuk başvuru formunu ve ardından hazırlanan arabuluculuk anlaşma belgesini imzalamıştır. Belgede, (K)’nin hak ettiği toplam tazminat miktarının yaklaşık %40 altında bir rakam yer almakta ve bakiyeden feragat ettiği belirtilmektedir. (K), ertesi gün bir avukata başvurarak durumun hukuki boyutunu öğrenmiş ve feshin gerçekleştiği gün iradesinin fesada uğratıldığını beyan etmiştir. Avukatı aracılığıyla, arabuluculuk anlaşma belgesinin iptali ve eksik kalan işçilik alacaklarının tahsili amacıyla İş Mahkemesinde dava açılmıştır.
Sonuç: Mahkeme safhasında yapılan yargılamada; feshin bildirildiği saat ile arabuluculuk belgesinin düzenlendiği saat arasındaki sürenin sadece 45 dakika olduğu, (K)’nin bir avukat yardımından yararlanmadığı, gerçek hak edişi ile belgedeki rakam arasında fahiş fark bulunduğu ve işçinin baskı altında imza attığı tespit edilmiştir. Yargıtay içtihatları doğrultusunda, fesih günü hiçbir makul düşünme süresi tanınmaksızın imzalatılan bu belgenin irade fesadı nedeniyle geçersiz olduğuna karar verilmiştir. Mahkeme, işçinin eksik kalan kıdem, ihbar ve fazla çalışma ücretlerinin işveren tarafından faiziyle birlikte ödenmesine hükmetmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. İşten çıkarıldığım gün arabulucuya gitmek zorunda mıyım?
Hayır. İşveren veya insan kaynakları sizi aynı gün arabuluculuk belgesi imzalamaya zorlayamaz. Arabuluculuk süreci gönüllülük ve makul süre ilkelerine dayanır. Teklifi değerlendirmek, haklarınızı hesaplatmak ve bir avukata danışmak için süre talep etme hakkınız vardır.
2. İşten çıkarıldığım gün imzaladığım arabuluculuk belgesini nasıl iptal ettirebilirim?
İrade fesadı (baskı, korkutma, aldatma veya kandırılma) altında imza attığınızı düşünüyorsanız, İş Mahkemesinde arabuluculuk anlaşma belgesinin iptali ve alacaklarınızın tahsili talebiyle dava açabilirsiniz. Dava sürecinde fesih saati ile imza saati arasındaki yakınlık ve avukatınızın bulunmayışı önemli birer delil teşkil eder.
3. Arabuluculuk görüşmesine kendi avukatımla katılırsam belge geçerli olur mu?
Evet. İşçi arabuluculuk görüşmelerine kendi seçtiği avukatı ile katılır ve anlaşma belgesi avukat tarafından da imzalanırsa, irade fesadı veya baskı iddiasında bulunmak son derece zorlaşır. Avukat katılımı ile imzalanan belgeler hukuken çok daha yüksek bir geçerliliğe ve bağlayıcılığa sahiptir.
4. Arabuluculuk tutanağını imzaladıktan sonra dava açma süresi ne kadardır?
İrade fesadı nedeniyle belgenin iptali davalarında, korkutmanın kalktığı veya aldatmanın öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre bulunmaktadır. Hak kaybına uğramamak adına durum tespit edilir edilmez hukuki sürecin başlatılması hayati önem taşır.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hukuki süreçlerinizde ve arabuluculuk görüşmelerinde hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.


