Canlı maç heyecanını artırmak için bettilt kategorisi ziyaret ediliyor.

Ticari Arabuluculukta Zamanaşımı Süreleri Nasıl Etkilenir?

Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Başvurusunun Hukuki Sürelere ve Zamanaşımına Etkisi

Ticari hayatın hızı ve dinamizmi, uyuşmazlıkların da aynı hızda çözülmesini zorunlu kılar. Türk ticaret hukukunda taraflar arasındaki alacak, tazminat veya diğer ticari talepler belirli yasal sürelere tabidir. Bu sürelerin en önemlileri zamanaşımı (kanunun belirlediği süre geçtikten sonra borcun istenir olmaktan çıkması) ve hak düşürücü sürelerdir (süre bittiğinde hakkın tamamen ortadan kalkması). Belirlenen bu süreler içinde aksiyon alınmaması, haklı olunan bir davada bile kayıpla sonuçlanabilir. Ticari davaların birçoğunda arabuluculuk süreci dava şartı (dava açmadan önce yerine getirilmesi zorunlu olan ilk aşama) olarak düzenlenmiştir. Dolayısıyla arabuluculuğa başvurmanın zamanaşımını nasıl etkilediği ticari işletmeler için hayati bir önem taşır.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu kapsamında, arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz. Yani arabulucuya başvurulduğu anda yasal süreler adeta donar. Sürecin olumsuz sonuçlanması halinde ise süreler kaldığı yerden işlemeye devam eder. Bu koruyucu mekanizma, hak arayan tarafların arabuluculuk masasındayken zaman baskısı hissetmesini engeller ve tarafları güvence altına alır.

Ticari uyuşmazlıklarda sürelerin durma anı ve yeniden başlama anı kanunda net bir şekilde tanımlanmıştır:

  • Sürelerin Durma Anı: Arabuluculuk bürosuna başvuru yapıldığı, dilekçenin veya başvuru formunun kayda alındığı tarihte süreler durur. İhtiyari arabuluculukta (tarafların kendi isteğiyle gittiği arabuluculuk) ise tarafların arabulucuya gitme konusunda anlaştıklarını ilk tutanakla belgelendirdikleri an esas alınır.
  • Sürelerin Yeniden İşleme Anı: Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamadığına dair son tutanağın (sürecin bittiğini gösteren resmi belge) düzenlendiği tarihten itibaren zamanaşımı süreleri kaldığı yerden işlemeye başlar.
  • Kapsam: Sürelerin durması, yalnızca arabuluculuk görüşmelerine konu olan talep ve alacak kalemleri için geçerlidir. Arabuluculuk başvurusunda yer almayan bir ticari alacak için zamanaşımı işlemeye devam eder.

ABC Tekstil ile XYZ Lojistik Arasındaki Taşımacılık Uyuşmazlığı

ABC Tekstil A.Ş., XYZ Lojistik firmasına yurt dışı gönderileri için taşıma hizmeti yaptırmış ve bu hizmetten kaynaklı 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabi bir alacak doğmuştur. Alacağın vadesinin üzerinden 9 yıl 11 ay geçmiş, yani zamanaşımının dolmasına yalnızca 30 gün kalmıştır. ABC Tekstil, alacağını tahsil etmek amacıyla doğrudan dava açmak istemiş ancak uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olması sebebiyle önce dava şartı arabuluculuk başvurusunda bulunmuştur.

Başvuru yapıldığı gün zamanaşımı süresi anında durmuştur. Arabuluculuk müzakereleri tam 45 gün sürmüştür. Görüşmeler neticesinde taraflar arasında ortak bir paydada anlaşılamamış ve arabulucu tarafından “Anlaşamama Son Tutanağı” düzenlenmiştir. ABC Tekstil’in dava açmak için kalan 30 günlük süresi, son tutanağın imzalandığı günün ertesinden itibaren yeniden işlemeye başlamıştır. Arabuluculukta geçen 45 günlük süre hiç yaşanmamış gibi sayılmış ve şirketin hak kaybına uğramasının önüne geçilmiştir.


Sıkça Sorulan Sorular

Arabuluculukta geçen süre dava açma süresini kısaltır mı?

Hayır, arabuluculuk bürosuna başvuru yapılmasıyla birlikte tüm zamanaşımı ve hak düşürücü süreler durur. Süreç boyunca zaman işlemez, anlaşamama halinde tutanağın tutulduğu günden itibaren kalan süre aynen devam eder.

Dava açtıktan sonra mahkeme bizi arabulucuya gönderirse süreler ne olur?

Mahkeme aşamasında tarafların ihtiyari olarak arabulucuya gitmeye karar vermesi halinde, mahkeme davayı durdurur. Bu süreçte de yine zamanaşımı ve hak düşürücü süreler durmaktadır.

Arabuluculuk faaliyeti anlaşma ile biterse zamanaşımının bir önemi kalır mı?

Taraflar arabuluculuk sürecinde anlaşmaya varıp son tutanağı imzaladıklarında, bu tutanak mahkeme ilamı (mahkeme kararı) hükmünde olur. Anlaşılan hususlar hakkında yeniden dava açılamayacağı için eski zamanaşımı sürelerinin bir önemi kalmaz. Anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi (kararın icra dairesi kanalıyla zorla yerine getirilebilmesini sağlayan resmi onay) alınarak doğrudan icra takibi yapılabilir.


Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hukuki süreçlerinizde ve arabuluculuk görüşmelerinde hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Call Now