Canlı maç heyecanını artırmak için bettilt kategorisi ziyaret ediliyor.

Arabuluculuk Anlaşma Belgesi Sonradan İptal Edilebilir Mi?

Arabuluculuk Anlaşmasının Hukuki Niteliği ve İptal Şartları

Arabuluculuk süreci sonunda tarafların ortak bir paydada buluşarak imzaladığı arabuluculuk anlaşma belgesi, tarafları bağlayan son derece güçlü bir hukuki metindir. Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre, usulüne uygun şekilde imzalanan ve icra edilebilirlik şerhi (mahkeme tarafından verilen, belgenin ilam yani kesinleşmiş mahkeme kararı gibi icra olunabilmesini sağlayan resmi onay) alınan bir belge, adeta kesinleşmiş bir mahkeme ilamı niteliğini kazanır. Bu durum, arabuluculuk müessesesinin en büyük avantajlarından biri olan hızlı ve ekonomik çözüm imkanını taraflara sunmaktadır. Ancak taraflar, imza aşamasından sonra çeşitli nedenlerle bu kararlarından pişmanlık duyabilmekte ve arabuluculuk anlaşma belgesi sonradan iptal edilebilir mi sorusunu sıklıkla gündeme getirmektedir.

Prensip olarak tarafların hür iradeleriyle imzaladıkları arabuluculuk anlaşma belgesinin tek taraflı olarak feshedilmesi veya sıradan bir sözleşme gibi kolayca iptal edilmesi mümkün değildir. Hukuki istikrar ilkesi gereği, taraflar imzaladıkları metinle bağlı kalmak zorundadırlar. Ancak Türk Borçlar Kanunu kapsamında irade beyanını sakatlayan çok istisnai durumların varlığı halinde, bu belgelerin iptali için mahkeme yoluna başvurulabilmektedir. Arabuluculuk tutanağının veya anlaşma belgesinin geçersizliğinin ileri sürülebileceği bu özel durumlar şunlardır:

  • Hata (Yanılma): Taraflardan birinin, sözleşmenin esaslı unsurlarında veya niteliğinde somut ve kabul edilebilir bir yanılgıya düşmüş olması gerekir.
  • Hile (Aldatma): Karşı tarafın veya üçüncü bir kişinin kasıtlı yalanları, oyunları veya yanıltıcı beyanları neticesinde anlaşmanın imzalanmış olması durumudur.
  • Korkutma (Tehdit/Cebir): Taraflardan birinin, kendisinin veya yakınlarının canına, malına veya namusuna yönelik ağır ve yakın bir tehlike ile tehdit edilerek masaya oturtulması halidir.
  • Aşırı Yararlanma (Gabin): Taraflardan birinin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden veya deneyimsizliğinden faydalanılarak, edimler arasında açık ve kabul edilemez bir oransızlık yaratılması durumudur.

Yukarıda belirtilen irade fesadı hallerinden birinin varlığı halinde, mağdur olan tarafın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde iptal davası açması zorunludur. Bu süre, hata veya hilenin öğrenildiği, korkutmanın ise etkisinin ortadan kalktığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu süre geçtikten sonra belgenin iptal edilmesi hukuken imkansız hale gelir. Ayrıca arabuluculuk sözleşmesinin içeriğinin emredici hukuk kurallarına, ahlaka, kamu düzenine ve kişilik haklarına aykırı olması veya konusunun imkansız bulunması durumunda da belgenin kesin olarak hükümsüzlüğü (geçersizliği) her zaman ileri sürülebilir.

Olay: Tekstil işçisi Ahmet Bey, iş sözleşmesinin feshedilmesinin ardından kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve ödenmeyen fazla mesai ücretleri için işvereniyle dava şartı (kanunen dava açmadan önce başvurulması zorunlu olan) arabuluculuk sürecinde bir araya gelmiştir. Görüşme sırasında işveren, Ahmet Bey’e “Eğer bu anlaşmayı imzalamazsan piyasada adını çıkarırım, bir daha hiçbir fabrikada iş bulamazsın ve ailene bakamazsın” şeklinde ağır tehditlerde bulunmuştur. Ahmet Bey, bu yoğun korku ve baskı altında, normalde hak ettiği alacağın çok altında bir rakamı kabul ederek arabuluculuk anlaşma belgesini imzalamıştır.

Hukuki Süreç ve Sonuç: Ahmet Bey, üzerindeki tehdit ve baskının kalkmasının ardından bir avukata başvurmuştur. Yaşanan bu durum, Türk Borçlar Kanunu uyarınca açık bir korkutma (tehdit) vakasıdır. Ahmet Bey adına, tehdidin ortadan kalktığı tarihten itibaren 1 yıllık süre içinde İş Mahkemesinde “Arabuluculuk Anlaşma Belgesinin İptali” davası açılmıştır. Yargılama sürecinde tanık beyanları ve taraflar arasındaki iletişim kayıtları ile korkutma olgusu kanıtlanmıştır. Mahkeme, Ahmet Bey’in iradesinin sakatlandığına hükmederek arabuluculuk anlaşma belgesinin iptaline karar vermiş ve Ahmet Bey’in gerçek haklarının tespiti için dava yolunu açmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Arabuluculuk anlaşmasını imzaladıktan sonra pişman olursam doğrudan vazgeçebilir miyim?

Hayır, arabuluculuk anlaşma belgesi imzalandığı andan itibaren taraflar için kesin ve bağlayıcıdır. Sırf pişmanlık duymak belgenin iptali için yeterli bir sebep değildir. İptal için mutlaka kanunda sayılan hata, hile veya korkutma gibi iradeyi sakatlayan bir durumun mahkeme önünde ispat edilmesi gerekir.

2. İptal davası açmak için ne kadar sürem var?

İradeyi sakatlayan hata veya hilenin öğrenildiği, korkutmanın (tehdidin) ise sona erdiği tarihten itibaren 1 yıl içinde iptal davasının açılması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, geçirilmesi halinde dava hakkı tamamen kaybedilir.

3. Mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alınmış bir anlaşma belgesi de iptal edilebilir mi?

Evet, belgenin icra edilebilirlik şerhi almış olması, onun bir ilam gibi güçlü şekilde takibe konulmasını sağlar ancak onun irade fesadı sebepleriyle iptal edilmesine engel değildir. Şartları varsa, şerh alınmış olsa dahi iptal davası açılabilir.

Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hukuki süreçlerinizde ve arabuluculuk görüşmelerinde hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Call Now